Nevin Çokay (1930 – 2012)

LOT: 4
Ölçü : 60x80, 75x84 Ahşap ÇerçeveliTür : Yağlı Boya

Bu eser, Nevin Çokay’ın 1970 tarihli, tuval üzeri yağlıboya çalışması olarak, sanatçının figüratif anlatımındaki psikolojik derinliği ve içe dönük atmosferini güçlü biçimde yansıtmaktadır. Eserde ressamın Afrika da yaşadığı günlerden esintiler vardır. 50×60 cm ölçülerindeki kompozisyon, hem tematik hem de biçimsel açıdan yoğun bir iç dünya tasviri sunar.

Orijinal fiyat: ₺425.000,00.Şu andaki fiyat: ₺350.000,00.

Bu eser, Nevin Çokay’ın 1970 tarihli, tuval üzeri yağlıboya çalışması olarak, sanatçının figüratif anlatımındaki psikolojik derinliği ve içe dönük atmosferini güçlü biçimde yansıtmaktadır. Eserde ressamın Afrika da yaşadığı günlerden esintiler vardır. 50×60 cm ölçülerindeki kompozisyon, hem tematik hem de biçimsel açıdan yoğun bir iç dünya tasviri sunar.

Eserde iki figür iç içe geçmiş biçimde ele alınmıştır. Ön planda dizlerini kendine çekmiş, çıplak ve kırılgan bir kadın figürü; arka planda ise daha koyu tonlarla işlenmiş, yüzü gölgeler içinde kalan ikinci bir figür yer alır. Bu ikili yapı, yalnızca fiziksel değil, ruhsal bir katmanlaşmayı da ima eder.

Kadının doğrudan izleyiciye yönelen bakışı çarpıcıdır. Gözler belirgin biçimde vurgulanmış, yüz ise sadeleştirilmiş bir anlatımla verilmiştir. Bu durum, akademik realizmden ziyade dışavurumcu (ekspresyonist) bir yaklaşımı düşündürür. Figürlerin oranları hafif deformasyona uğramış; özellikle uzuvlarda bilinçli bir stilizasyon tercih edilmiştir.

Eserin genel paleti koyu yeşiller, kahverengiler ve sarımsı toprak tonlarından oluşur. Bu sınırlı ve bastırılmış renk skalası, dramatik bir atmosfer yaratır. Işık belirli bir kaynaktan gelmez; figürlerin bazı bölümleri aydınlanırken diğer bölümleri bilinçli olarak karanlıkta bırakılmıştır. Bu teknik, Caravaggiovari bir chiaroscuro’dan ziyade modern bir içsel karanlık duygusu üretir.

Özellikle arka figürün yüzünün belirsizliği, kimliksizleşme ya da bastırılmış bir varlık hissi uyandırır. Ön figürdeki çıplaklık ise erotik değil, varoluşsal bir savunmasızlık olarak okunmalıdır.

1970’ler Türkiye’si, toplumsal çalkantıların ve bireysel kimlik arayışlarının yoğunlaştığı bir dönemdir. Bu bağlamda eser, bireyin içsel yalnızlığı ve kadın kimliğinin ruhsal katmanları üzerine bir yorum olarak değerlendirilebilir.

İki figür şu biçimlerde okunabilir:

  • Aynı kişinin iki ruh hali

  • Anne–çocuk ya da koruyucu–korunan ilişkisi

  • Bilinç ve bilinçaltı temsili

  • Kadının toplumsal rolü ile iç dünyası arasındaki gerilim

Nevin Çokay’ın figürlerinde sıkça görülen içe kapanıklık ve melankoli, burada da baskındır. İzleyici ile figür arasında doğrudan bir duygusal temas kurulur; kompozisyon dış dünyaya kapalıdır.

Çokay’ın bu dönem işleri, akademik altyapısını korumakla birlikte modern figüratif eğilimlere yakındır. Yer yer ekspresyonist deformasyonlar ve sembolik sadeleştirmeler görülür. Avrupa modernizminin özellikle 20. yüzyıl ortası figüratif dışavurumculuğuna paralel bir duyarlılık söz konusudur; ancak yerel ve bireysel bir iç dünya anlatımı ağır basar.

Fırça kullanımı yer yer kuru ve dokusal; yüzeyde hafif bir matlık hissi vardır. Bu da esere zamansal bir yıpranmışlık estetiği kazandırır.

Bu eser, Nevin Çokay’ın kadın figürü üzerinden geliştirdiği psikolojik derinliği yansıtan, içsel gerilim ve melankoli barındıran güçlü bir kompozisyondur. Dekoratif olmaktan çok varoluşçu bir atmosfer taşır. Figürlerin birbirine yaslanmış ama aynı zamanda yalnız oluşu, eserin temel dramatik eksenini oluşturur.

Ölçü

60×80

,

75×84 Ahşap Çerçeveli

Tür

Yağlı Boya

Değerlendirmeler

Henüz değerlendirme yapılmadı.

“Nevin Çokay (1930 – 2012)” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Tüm Eserleri İncele