İbrahim Balaban (1921-2019) (“Bereket Ana” serisi)
Bu sanatçının koleksiyonumuzdaki diğer eserleri veya benzer çalışmalar için danışmanlık talep edebilirsiniz.
“Bereket Ana” serisi, sanatçının toprak–emek–üretim üçgenini simgesel bir anlatımla ele aldığı olgun dönem temalarındandır.
Merkezde yer alan kadın figürü:
-
Eğilmiş, neredeyse toprağa paralel bir duruşta,
-
Sırtında büyük bir yük (başak demeti),
-
Yüz ifadesi hüzünlü ve yorgun.
Bu eğik duruş, yalnızca fiziksel emeği değil, Anadolu kadınının tarihsel yükünü simgeler. Figürün anatomisi bilinçli biçimde abartılmıştır: Büyük ayaklar ve eller toprağa bağlılığı, üretkenliği ve fiziksel emeği vurgular.
Toprak üzerinde düzenli hareket eden karıncalar:
-
Kolektif emeği,
-
Sabırlı üretimi,
-
Toplumsal dayanışmayı temsil eder.
Gökyüzünde süzülen kuşlar:
-
Doğanın döngüsünü,
-
Bereketin göksel boyutunu,
-
İlahi ya da kaderci bir üst düzeni ima eder.
Başak, Anadolu ikonografisinde:
-
Bereketin,
-
Hasadın,
-
Yaşamın sürekliliğinin simgesidir.
Kadının başağı sırtında taşıması, “bereketin bedelini” emeğin ödediğini anlatır.
Balaban’ın tipik özellikleri bu eserde açıkça görülür:
-
Perspektif akademik değildir; yüzeysel ve dekoratif bir düzlem hakimdir.
-
Renkler parlak ve semboliktir (mavi-gökyüzü, yeşil-toprak, kırmızı-karınca).
-
Figüratif anlatım, halk resmine yakın bir yalınlığa sahiptir.
-
Naif gibi görünse de bilinçli kompozisyon kurgusu vardır.
Bu yönüyle eser, akademik realizmden çok Anadolu halk anlatı geleneğiyle ilişkilidir.
-
-